5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi uyarınca 'müşterek faillik' ile 39. maddesi uyarınca 'yardım etme' arasındaki temel ayrım nedir? Bu ayrım, TCK m.188/5'teki uyuşturucu ticareti suçunun nitelikli halinin uygulanması açısından neden kritiktir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172273

'Müşterek faillik' ile 'yardım etme' arasındaki temel ayrım, kişinin suçun işlenişi üzerindeki hakimiyetidir. * Müşterek Faillik (TCK m. 37): Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumlu olur. Müşterek faillikte, birden fazla suç ortağı, suçu işleme konusunda ortak bir karar alır ve fiilin işlenişi üzerinde 'ortak bir hakimiyet' kurarlar. Her bir fail, suçun işlenişine asli bir katkı sağlar ve fiilin tamamlanıp tamamlanmaması kendi iradesine de bağlıdır. Birinin çekilmesiyle suçun o şekilde işlenmesi mümkün olmayabilir. * Yardım Etme (TCK m. 39): Suçun işlenmesine yardım eden kişi, fiil üzerinde asli bir hakimiyete sahip değildir. Katkısı, suçun işlenmesini kolaylaştıran 'ikincil' veya 'fer'i' nitelikte bir katkıdır. Örneğin, suç işlenmeden önce yol göstermek, suç sırasında kullanılacak aracı temin etmek veya suç işlendikten sonra delilleri gizlemeye yardım etmek gibi. Yardım eden, fiilin işlenip işlenmemesine tek başına karar veremez. Bu ayrım, TCK m. 188/5'in uygulanması açısından kritiktir. Çünkü Yargıtay içtihatlarına göre, bu nitelikli halin (suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi) uygulanabilmesi için, en az üç kişinin suça 'müşterek fail' olarak katılması gerekir. Suça 'yardım eden' veya 'azmettiren' sıfatıyla katılanlar, bu sayıya dahil edilmezler. Dolayısıyla, bir olayda iki müşterek fail ve bir yardım eden varsa, TCK m. 188/5 uygulanamaz ve sanıkların cezası bu nedenle artırılamaz.