Bir trafik kazası sonucu ölüm meydana gelmişse ve sürücünün yasal sınırların üzerinde alkollü olduğu tespit edilmişse, bu sürücünün ceza sorumluluğu 'taksirle öldürme' (TCK m. 85) suçu kapsamında değerlendirilirken 'basit taksir' mi, yoksa 'bilinçli taksir' mi (TCK m. 22/3) uygulanır? Bu ayrımın cezaya etkisi ne olur?
Bu durumda, sürücünün ceza sorumluluğu genellikle 'bilinçli taksir' (TCK m. 22/3) kapsamında değerlendirilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir sürücünün yasal sınırların üzerinde alkol alarak trafiğe çıkması, trafik kurallarını ihlal edeceği ve bu nedenle bir kazaya neden olabileceği riskini 'öngördüğü' kabul edilir. Buna rağmen 'bir şey olmaz' düşüncesiyle, şansına veya sürücülük yeteneğine güvenerek eylemine devam etmesi, bilinçli taksirin tanımına uymaktadır. Basit taksirde ise fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörülebilir bir neticeyi öngörememiştir. Alkollü araç kullanmada ise neticenin öngörüldüğü kabul edilir. Bu ayrımın cezaya etkisi çok önemlidir. Eğer eylem basit taksir olarak kabul edilirse, TCK m. 85'e göre temel ceza verilir (iki yıldan altı yıla kadar hapis). Ancak eylemin bilinçli taksirle işlendiği kabul edildiğinde, TCK m. 22/3 uyarınca bu temel ceza 'üçte birinden yarısına kadar' artırılır. Bu da sanığın alacağı cezanın önemli ölçüde artması anlamına gelir.