CMK m.91/1'de geçen 'gözaltına alınma kararı' ifadesi, bu işlemin hukuki niteliği hakkında ne ima etmektedir? Yazar, kanun koyucunun 'emir' veya 'talimat' yerine 'karar' kelimesini tercih etmesinin, işlemin hangi nitelikte olması gerektiğini savunduğunu açıklamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172263

Yazar, kanun koyucunun 'emir' veya 'talimat' yerine 'karar' kelimesini bilinçli olarak tercih ettiğini ve bunun, işlemin belirli bir hukuki formaliteye tabi olması gerektiğini ima ettiğini savunmaktadır. 'Karar' kelimesinin kullanılması şu anlamlara gelir: 1. Gerekçelilik ve Yazılılık: 'Karar', bir değerlendirme ve irdeleme sürecinin sonucudur. Özellikle kişi hürriyeti ve güvenliği gibi temel bir hakkı kısıtlayan gözaltına alma işleminin keyfi olmaması için, hukuki ve fiili gerekçelerinin ortaya konulduğu, yazılı bir metin olması gerekir. Bu yazılı ve gerekçeli 'karar', hem ilgililerin itiraz hakkını (CMK m.91/4) kullanabilmesi hem de sulh ceza hakimliğinin hukuki denetim yapabilmesi için zorunludur. 2. Sözlü Talimattan Farklılık: 'Emir' veya 'talimat' daha çok hiyerarşik ve anlık bir direktifi ifade ederken, 'karar' daha formel bir yargısal faaliyeti çağrıştırır. Yazar, kanun koyucu eğer savcının sözlü talimatla gözaltı işlemi başlatmasını isteseydi, CMK m.119 ve m.127'de olduğu gibi 'yazılı emir' veya sadece 'emir' gibi bir ifade kullanabileceğini, ancak 'karar' ifadesini seçerek işlemin baştan itibaren yazılı bir tutanağa bağlanması gerektiğini vurguladığını ileri sürmektedir. Bu nedenle, uygulamanın aksine, gözaltı işleminin başlangıcında sözlü emir değil, yazılı bir 'karar' olması gerektiği savunulmaktadır.