Ecrimisil talebi, niteliği itibariyle haksız bir eylemden kaynaklandığı için her işgal dönemi sonunda muaccel olan bir alacaktır. Davacının, dava ve ıslah dilekçelerinde sadece 'yasal faiz' talep etmesine rağmen, mahkemenin 'kademeli faiz'e hükmetmesi neden taleple bağlılık ilkesine (HMK m. 26) aykırıdır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1053 E., 2019/1236 K. sayılı kararındaki hukuki mantığı açıklayınız.
Taleple bağlılık ilkesi (HMK m. 26), hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini emreder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararındaki mantığa göre; ecrimisil alacağı için 'kademeli faiz' (her dönemin sonundan itibaren işleyecek faiz) talep etmek, davacının sahip olduğu bir haktır. Ancak bu, 'dava tarihinden itibaren yasal faiz' talebinden farklı ve daha kapsamlı bir taleptir. Davacı, dilekçesinde açıkça 'kademeli faiz' istemeyip sadece 'yasal faiz' veya 'dava tarihinden itibaren faiz' talep ettiğinde, talebini bu şekilde sınırlandırmış olur. Mahkemenin, davacının talep etmediği halde, daha lehe olan 'kademeli faiz'e hükmetmesi, davacının talebini aşarak 'başka bir şeye' karar vermesi anlamına gelir. Bu durum, davacının kendi hakkı üzerindeki tasarruf ilkesinin (HMK m. 24) bir yansıması olan taleple bağlılık ilkesini ihlal eder. Dolayısıyla, davacının açık talebi olmadan mahkeme kendiliğinden kademeli faize hükmedemez.