Bir failin, bir kişiye karşı 'değişik zamanlarda' aynı suçu birden fazla işlemesi durumunda zincirleme suç hükümleri uygulanır (TCK m. 43/1). 'Değişik zamanlarda' kavramından ne anlaşılmalıdır? Eylemler arasındaki zaman aralığının uzun veya kısa olmasının, suç işleme kararında birlik olup olmadığının tespitindeki rolünü YCGK-K.2015/47 sayılı karar ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172243

'Değişik zamanlarda' kavramı, eylemlerin aynı anda, tek bir hareketle işlenmemiş olmasını ifade eder. Eylemler arasında az ya da çok bir zaman aralığı bulunmalıdır. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında da belirtildiği gibi, zincirleme suçun en önemli unsuru olan 'aynı suç işleme kararında birlik' olup olmadığının tespitinde, eylemler arasındaki zaman aralığı tek başına belirleyici bir kriter değildir. Karara göre, zaman aralığının rolü şöyledir: * **Karine Teşkil Etmesi:** Eylemler arasında 'kısa zaman aralıkları' olması, genellikle suç işleme kararında birlik olduğuna dair bir karine teşkil eder. Buna karşın, aradaki sürenin 'uzun olması' ise suç işleme kararının yenilendiğine, yani failin her eylemi yeni bir kararla işlediğine dair bir karine oluşturabilir. * **Tek Başına Yeterli Olmaması:** Ancak bu süreler mutlak bir ölçüt değildir. Sürenin kısalığı her zaman kararın devam ettiğini, uzunluğu da her zaman kararın yenilendiğini göstermez. Failin iç dünyasını ilgilendiren 'suç işleme kararının birliği', her somut olayın kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmede; suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendiği yer, korunan hukuki yarar, hedeflenen maddi konunun niteliği ve olayların bütünsel gelişimi gibi diğer tüm dış dünyaya yansıyan özellikler de dikkate alınmalıdır. Sonuç olarak, zaman aralığı önemli bir emare olmakla birlikte, 'aynı suç işleme kararının varlığı' asıl belirleyici unsurdur ve bu unsur, her olayın kendi bağlamında, tüm delillerle birlikte tespit edilmelidir.