6493 sayılı Kanun'un 28. maddesinde düzenlenen 'izinsiz faaliyette bulunma' suçu ile 5549 sayılı Kanun'un 15. maddesinde düzenlenen 'başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi' suçu arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? Tek bir fiille her iki suçun da işlenmesi halinde hangi ceza hukuku ilkesi uygulanmalıdır?
Makalede ileri sürülen görüşe göre, bu iki suç arasında TCK m. 44'te düzenlenen 'fikri içtima' ilişkisi kurulabilir. Bir kişi, TCMB'den izin almaksızın bir ödeme kuruluşu gibi faaliyet gösterirken (6493 sk. m. 28), aynı zamanda bu işlemleri kendi adına değil de başkası hesabına yaptığını yükümlülere (örneğin bankaya) bildirmiyorsa (5549 sk. m. 15), tek bir eylemle (para transferine aracılık etme) kanunun birden fazla farklı hükmünü ihlal etmiş olur. Her iki suçun da koruduğu hukuki yarar, genel olarak finansal sistemin güvenliği ve şeffaflığıdır. Bu durumda, 'aynı fiilden dolayı çifte/mükerrer cezalandırma yasağı'nın bir yansıması olan 'Fikri İçtima' başlıklı TCK m. 44'ün uygulanması gerekir. Bu ilkeye göre, işlediği bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bu suçlardan 'sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan' dolayı cezalandırılır. İzinsiz faaliyette bulunma suçunun (1 yıldan 3 yıla kadar hapis) cezası, başkası hesabına işlem yapıldığını bildirmeme suçundan daha ağır olduğu için, failin sadece 6493 sayılı Kanun'un 28. maddesinden sorumlu tutulması ve bu maddeden ceza alması gerekir.