İdari yargıda 'asli müdahale' kurumunun uygulanabilmesi için HMK m. 65'te aranan 'dava konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia etme' şartı, idari davaların niteliği göz önüne alındığında nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172228

HMK m. 65'te düzenlenen asli müdahale, medeni yargıdaki mülkiyet veya alacak hakkı gibi özel hukuk haklarına dayanır. İdari yargıda ise dava konusu genellikle bir 'idari işlem' veya 'eylem'dir. Bu nedenle, idari yargıda asli müdahale, HMK'daki gibi 'dava konusu şey veya hak üzerinde hak iddia etme' şeklinde dar yorumlanamaz. İdari yargının niteliği gereği bu şart daha geniş yorumlanır. Bir idari davada asli müdahil olmak isteyen üçüncü kişi, dava konusu idari işlemin iptal edilmesi veya edilmemesi sonucunda doğrudan etkilenecek bir 'hakkının' veya 'menfaatinin' olduğunu ve bu hakkın davanın mevcut taraflarından bağımsız ve onlara karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğunu iddia etmelidir. Örneğin, bir kamu ihalesinin iptali istemiyle açılan davada, ihaleyi kazanan davalıdan sonra ikinci en iyi teklifi veren istekli, ihalenin davalıya değil kendisine verilmesi gerektiğini iddia ederek, hem davacıya (ihalenin iptal edilmemesi gerektiği yönünden) hem de davalı idareye karşı (ihalenin kendisine verilmesi gerektiği yönünden) asli müdahil olarak davaya katılabilir. Burada 'hak iddiası', ihale konusu malın mülkiyeti değil, ihaleyi kazanma hakkıdır.