Bir sanık, nitelikli dolandırıcılık suçunu TCK m. 53/1-a'da belirtilen 'belli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak' suretiyle işlemiştir. Mahkeme, sanık hakkında mahkumiyet kararı verirken, TCK m. 53/5'i uygulamayı ihmal etmiştir. Bu durumun hukuki anlamı nedir ve mahkemenin ne yapması gerekirdi? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2012/6449 E., 2012/9878 K. sayılı kararını esas alınız.
Bu durum, eksik ceza tayini ve kanunun amir hükmüne aykırılık anlamına gelir. TCK m. 53/5, 'Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar, bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir' hükmünü içermektedir. Sanığın suçu, TCK m. 53/1-a'da belirtilen bir yetkiyi (mesleğini) kötüye kullanarak işlemesi, TCK m. 53/5'in uygulanmasını zorunlu kılar. Mahkemenin, sanığa verdiği hapis cezasının yanı sıra, cezanın infazından sonra başlamak üzere, sanığın o meslek veya sanatı icra etmekten belirli bir süreyle (hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar) yasaklanmasına da karar vermesi gerekirdi. Bu kararın verilmemesi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi bir bozma nedenidir. Mahkeme, TCK m. 53/5'i uygulayarak sanığın mesleğini belirli bir süre icra etmesini yasaklayan ek bir güvenlik tedbirine hükmetmeliydi.