Bir ceza davasında sanık, mağdur-tanık olan eşine küfür etmiş ve terlikle vurmuştur. Buna tepki olarak mağdur-tanık da sanığa karşı kasten yaralama suçunu işlemiştir. Bu durumda, sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken TCK m. 29'da düzenlenen 'haksız tahrik' hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin mahkemece tartışılması zorunlu mudur? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2009/13834 E., 2010/16410 K. sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172214

Evet, zorunludur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da vurgulandığı gibi, somut olayın koşulları haksız tahrik ihtimalini gündeme getiriyorsa, mahkemenin bu konuyu tartışması ve kararının gerekçesinde buna yer vermesi yasal bir zorunluluktur. Verilen örnekte, sanığın (mağdur-tanığın) eylemi, kendisine yönelik bir küfür ve fiziksel saldırı (terlikle vurma) eylemine tepki olarak gerçekleşmiştir. Sanıktan sadır olan bu ilk eylemler, TCK m. 29 anlamında 'haksız bir fiil' niteliğindedir. Bu haksız fiilin karşı tarafta yarattığı 'hiddet veya şiddetli elem' etkisi altında suç işlenmesi, haksız tahrik indirimini gündeme getirir. Yargıtay, bu gibi durumlarda mahkemenin, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını, uygulanacaksa indirim oranını, somut olayın özelliklerine ve sanığın iradesi üzerindeki etkisine göre değerlendirip tartışmadan hüküm kurmasını bir bozma nedeni olarak kabul etmektedir. Mahkemenin haksız tahrik uygulamaması dahi bir seçenektir, ancak bunu gerekçeli olarak yapmak zorundadır.