Geçersiz bir taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi davasında, mahkemenin 'denkleştirici adalet' ilkesini uygulamasının hukuki dayanağı ve amacı nedir? Bu ilke uygulanırken hangi ekonomik göstergeler dikkate alınır?
Denkleştirici adalet ilkesinin hukuki dayanağı, sebepsiz zenginleşme (BK m. 61 vd.) kurumunun temelindeki hakkaniyet ve adalet düşüncesidir. Amaç, hukuken geçersiz bir sözleşme nedeniyle bir tarafın mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerin, enflasyon karşısında erimesini önleyerek, iade anındaki gerçek ve denk değerine ulaşmasını sağlamaktır. Eğer sadece ödenen nominal bedel iade edilirse, paranın alım gücündeki düşüş nedeniyle alacaklı kısmi bir iade almış olacak, borçlu ise haksız olarak zenginleşmiş olacaktır. Denkleştirici adalet ilkesi, bu haksız zenginleşmeyi önleyerek tam bir iadeyi ve gerçek bir eski hale getirmeyi hedefler. Bu ilke uygulanırken, ödenen paranın verildiği tarihteki alım gücünün, iadenin talep edildiği dava tarihindeki alım gücüne ulaştırılması için çeşitli ekonomik göstergeler bir arada değerlendirilir. Bilirkişi hesaplamalarında genellikle şu veriler kullanılır: - Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) artış oranları - Altın ve döviz kurlarındaki artışlar - Memur maaş katsayılarındaki artışlar - Asgari ücret artış oranları Bilirkişi, bu gibi çeşitli ekonomik verilerin ortalamasını alarak ödenen bedelin dava tarihindeki güncel karşılığını hesaplar ve mahkeme bu rapora göre karar verir.