TCK m. 223/8 uyarınca 'davanın düşmesi kararı' ile 'durma kararı' arasındaki temel fark nedir? Hangi durumda düşme, hangi durumda durma kararı verilir? Örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172209

Her ikisi de CMK m. 223/8'de düzenlenmiş olsa da, 'düşme kararı' davayı esastan sona erdirirken, 'durma kararı' yargılamayı geçici olarak durduran bir ara karardır. Aralarındaki temel fark, kovuşturma şartının gerçekleşme ihtimalinin bulunup bulunmamasıdır. * **Davanın Düşmesi Kararı:** Kovuşturma şartının 'gerçekleşmeyeceğinin kesin olarak anlaşılması' veya TCK'da öngörülen (sanığın ölümü, af, dava zamanaşımı, şikayetten vazgeçme gibi) düşme sebeplerinden birinin varlığı halinde verilir. Bu karar, davayı nihai olarak sona erdirir ve bir hükümdür. Örneğin, şikayete tabi bir suçta, mağdur şikayetinden vazgeçmişse ve bu vazgeçme geçerliyse, artık yargılamaya devam etme olanağı kalmadığından davanın düşmesine karar verilir. Şartın gerçekleşme ihtimali kalmamıştır. * **Durma Kararı:** Soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılmasının bir şarta bağlı olduğu ve bu 'şartın henüz gerçekleşmediği ancak gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu' durumlarda verilir. Mahkeme, şartın gerçekleşmesini beklemek üzere yargılamayı durdurur. Bu karar bir hüküm değildir, itiraz edilebilir bir ara karardır. Örneğin, Cumhurbaşkanına hakaret suçunda (TCK m. 299) Adalet Bakanlığı'ndan soruşturma izni alınması bir kovuşturma şartıdır. Mahkeme, yargılama sırasında bu iznin alınmadığını fark ederse ve alınma ihtimali varsa, izin alınıp dosyaya sunuluncaya kadar 'durma kararı' verir. İzin gelince yargılamaya devam edilir, izin verilmeyeceği anlaşılırsa dava düşürülür.