7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içeren ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Buna göre, ilamsız icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan 'itirazın iptali' davası ile borçlu tarafından açılan 'menfi tespit' davası, bu zorunlu arabuluculuk kapsamına girer mi? Gerekçeleriyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172192

Metinde yer alan bilgilere göre bu iki dava türü farklı şekilde değerlendirilir: 1. **İtirazın İptali Davası:** Evet, zorunlu arabuluculuk kapsamına girer. İtirazın iptali davası, niteliği gereği bir alacak davasıdır ve konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkindir. Dava sonunda verilecek hüküm kesin hüküm niteliğindedir. Bu davanın ticari bir uyuşmazlıktan kaynaklanması halinde (örneğin ticari bir satıştan doğan alacak için yapılan takibe itiraz), TTK m. 5/A'nın aradığı 'konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi' şartını taşıdığından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu bir dava şartıdır. 2. **Menfi Tespit Davası:** Hayır, zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez. Menfi tespit davasının amacı, bir miktar paranın tahsili veya tazminat ödenmesi değil, bir hukuki ilişkinin (borcun) var olmadığının tespitidir. Bu dava bir 'eda' (verme, yapma) talebi içermez, sadece bir tespit hükmüyle sonuçlanır. TTK m. 5/A'nın kapsamı ise 'alacak ve tazminat talepleri' ile sınırlıdır. Menfi tespit davası bu kapsama girmediği için, bu tür bir dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Yargıtay'ın kararları da bu yöndedir.