Ecrimisil talebiyle açılan kısmi bir davada davacı, dava dilekçesinde 6.000 TL için dava tarihinden itibaren faiz talep etmiş, daha sonra bilirkişi raporu doğrultusunda talebini ıslah ederek artırmış, ancak ıslah dilekçesinde faizin başlangıç tarihi hakkında bir açıklama yapmamıştır. Mahkemenin, hükmettiği tüm ecrimisil bedeline (hem ilk talep hem de ıslahla artırılan kısım) dönem sonlarından itibaren 'kademeli faiz' uygulaması hukuka uygun mudur? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1053 E., 2019/1236 K. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1053 E., 2019/1236 K. sayılı kararına göre bu durum iki açıdan hukuka aykırıdır: 1. **Taleple Bağlılık İlkesinin İhlali (HMK m. 26):** Davacı, ne dava dilekçesinde ne de ıslah dilekçesinde 'kademeli faiz' talebinde bulunmamıştır. Sadece 'yasal faiz' istemiştir. Ecrimisil alacağı haksız fiilden kaynaklandığı için davacı dönem sonlarından itibaren kademeli faiz talep etme hakkına sahip olsa da, bu yönde açık bir talebi olmadıkça mahkeme kendiliğinden kademeli faize hükmedemez. Mahkemenin talebi aşarak kademeli faize hükmetmesi, HMK m. 26'da düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesi'ne aykırıdır. 2. **Islah Edilen Miktara Uygulanacak Faizin Başlangıcı:** Davacı, dava dilekçesinde faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasını istemiştir. Islah dilekçesinde ise faizin başlangıcına dair bir tarih belirtmemiştir. Bu durumda, taleple bağlılık ilkesi gereği, ıslah edilen kısım için faizin 'ıslah tarihinden' itibaren başlatılması gerekir. Mahkeme, dava dilekçesindeki ilk talep edilen miktar için dava tarihinden, ıslah ile artırılan miktar için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmetmelidir. Tüm alacağa dönem sonlarından itibaren faiz yürütülmesi, hem taleple bağlılık ilkesini hem de ıslahın faize etkisine ilişkin yerleşik içtihatları ihlal eder.