CMK m.113 uyarınca belirlenen 'güvence' bedelinin, hükümlülük halinde nasıl bir işleme tabi tutulacağını, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2012/33880 E., 2014/15039 K. sayılı kararını da dikkate alarak açıklayınız.
CMK m.113 uyarınca belirlenen güvence bedeli, hükümlülük halinde öncelik sırasına göre belirli ödemelerin karşılanması için kullanılır. CMK m.113/1-b, bu ödemelerin sırasını şu şekilde belirler: 1. Katılanın masrafları, suçun neden olduğu zararlar ve nafaka borçları, 2. Kamusal giderler (yargılama giderleri), 3. Para cezaları. Hükümlülük durumunda, CMK m. 115/3 uyarınca, güvence bedeli bu borçlara mahsup edilir ve varsa artan kısım hükümlüye iade edilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E:2012/33880, K:2014/15039 sayılı kararında bu ilke net bir şekilde uygulanmıştır. Yerel mahkeme, sanığın duruşmalara katılmaması nedeniyle güvence bedelinin doğrudan Hazine'ye gelir kaydedilmesine karar vermiştir. Yargıtay ise bu kararı bozmuş ve düzeltmiştir. Yargıtay'a göre, güvence bedelinin sanığın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Hazine'ye gelir kaydedilmesi (CMK m. 115/2), ancak sanığın beraat etmesi veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gibi durumlarda söz konusu olabilir. Hükümlülük halinde ise CMK m. 115/3 devreye girer. Bu nedenle Yargıtay, güvence bedelinin öncelikle hükmedilen adli para cezası ve yargılama giderlerinden mahsup edilmesine, artan bir miktar olursa sanığa iade edilmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar, güvencenin bir cezalandırma aracı olmadığını, öncelikli olarak yargılama masrafları ve hükmedilen mali yükümlülükler için bir teminat olduğunu göstermektedir.