Bir kişinin, tarafı olduğu ve özel hayata ilişkin bir konuşmayı, diğer konuşanın rızası olmaksızın kaydetmesi fiilinin hukuki nitelendirilmesi konusunda makalede ortaya konulan farklı görüşleri (TCK m.134 ve TCK m.135) 'suçta kanunilik' ilkesi çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172184

Makalede, bir kişinin tarafı olduğu özel hayata ilişkin konuşmayı rızasız kaydetmesi fiilinin hukuki nitelendirilmesi konusunda iki temel görüş tartışılmaktadır: 1. **Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK m.134):** Yargıtay'ın genel kabulü bu yöndedir. Ancak makaledeki eleştiriye göre bu kabul 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesiyle tam bağdaşmamaktadır. Çünkü TCK m.134'te düzenlenen suç bir 'zarar' suçudur; yani suçun oluşması için özel hayatın gizliliğine bir müdahale ile 'ihlal' edilmesi gerekir. Konuşmanın sadece kaydedilmesi ise bir ihlal değil, ihlal 'tehlikesi' yaratır. TCK m.134 bir tehlike suçu olarak düzenlenmediğinden, kanunda tanımlanmayan bir tehlike halini, zarar suçu kapsamına alarak genişletici yorum yapmak kanunilik ilkesinin öngörülebilirlik ve belirlilik unsurlarını zedeler. 2. **Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu (TCK m.135):** Makalenin savunduğu alternatif görüştür. Buna göre, bir konuşmanın rızasız kaydedilmesi, özel hayatın gizliliğini doğrudan ihlal etmese bile, konuşma içeriğindeki bilgiler 'kişisel veri' niteliğindedir. Bu verilerin hukuka aykırı olarak bir ses kayıt cihazına 'kaydedilmesi' fiili, TCK m.135'te tanımlanan 'kişisel verilerin kaydedilmesi' suçunun unsurlarını oluşturur. Bu yorum, fiili cezasız bırakmamakta ve kanunun lafzına daha uygun bir çözüm sunmaktadır. Çünkü TCK m.135'in gerekçesi, verilerin üçüncü kişilerin eline geçme 'tehlikesine' karşı koruma sağlamayı da amaçlamaktadır. Sonuç olarak, makale, Yargıtay'ın TCK m.134 uygulamasının kanunilik ilkesi açısından sorunlu olduğunu, fiilin TCK m.135 kapsamında değerlendirilmesinin daha doğru olacağını savunmaktadır. Ancak mesleki sır kapsamındaki konuşmaların kaydedilmesi gibi durumlarda, tehlikenin doğrudan zarara eşdeğer kabul edilebileceği ve TCK m.134'ün uygulanabileceği de belirtilmektedir.