Yabancı bir mahkemenin verdiği boşanma kararının tanınması için Türkiye'de açılan davada, davalı tarafın süresinde yaptığı yetki itirazı mahkemece kabul edilmiş ve dosya yetkili mahkemeye gönderilmiştir. Yetkili mahkemede devam eden yargılama sonucunda dava, davacı lehine esastan kabul edilerek yabancı ilamın tanınmasına karar verilmiştir. Bu durumda, davalının ilk mahkemede başarılı olan yetki itirazı nedeniyle, yetkili mahkemenin davalı lehine ayrıca bir vekalet ücretine hükmetmesi gerekir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-3004 E., 2019/217 K. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #172177

Hayır, gerekmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-3004 E., 2019/217 K. sayılı kararına göre, yetkili mahkemede devam eden ve esastan kabul edilen bir davada, davalının daha önceki yetkisizlik kararını sağlamış olması, kendi lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirmez. Kararın gerekçesi, 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesine dayanmaktadır. Bu maddeye göre, 'görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder.' Yargıtay, yargılamanın tekliği esasını benimseyerek, yargılama giderlerinden sorumluluğun davanın esası hakkında verilen nihai karardaki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır (HMK m. 326). Yetki itirazı, davanın esası hakkında bir karar olmayıp usuli bir işlemdir. Davanın sonunda davacı haklı çıktığı için, tüm yargılama giderleri (vekalet ücreti dahil) davada haksız çıkan davalıya yüklenir. Bu nedenle, davalının başarılı usuli itirazı, davanın genel sonucu içindeki haksızlığını ortadan kaldırmaz ve lehine ayrı bir vekalet ücreti takdirini gerektirmez.