Bir sanık, Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı TCK m. 141 (basit hırsızlık) suçundan beraat etmiştir. Karar, katılan (mağdur) tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi sonucunda, sanığın eyleminin aslında TCK m. 142'deki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunu tespit etmiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi, beraat kararını kaldırıp doğrudan nitelikli hırsızlıktan bir mahkumiyet hükmü kurabilir mi? Bu durum 'aleyhe değiştirme yasağı' kapsamında mıdır?
Evet, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), beraat kararını kaldırıp doğrudan nitelikli hırsızlıktan bir mahkumiyet hükmü kurabilir. Bu durum, 'aleyhe değiştirme yasağı' kapsamında değildir. Aleyhe değiştirme yasağı (reformatio in pejus), CMK m. 283'te düzenlenmiş olup, yalnızca 'sanık lehine' kanun yoluna başvurulması halinde uygulanır. Olayda ise kanun yoluna (istinaf) başvuran, sanık aleyhine bir sonuç elde etmek isteyen 'katılan'dır. Katılanın veya Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine yaptığı başvurularda, aleyhe değiştirme yasağı işlemez. BAM, ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesinde veya hukuki nitelemesinde hata yaptığını tespit ederse, beraat kararını kaldırıp sanığın aleyhine olacak şekilde mahkumiyet kararı verebilir. Hatta suçun vasfını değiştirerek (basit hırsızlık yerine nitelikli hırsızlık) daha ağır bir cezaya da hükmedebilir. Aleyhe bozma yasağı, sanığın, cezasının ağırlaşacağı korkusuyla kanun yoluna gitmekten çekinmesini önlemek için getirilmiş bir güvencedir ve sadece sanık veya onun lehine hareket edenlerin başvurularında söz konusudur.