Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucunda verdiği 'ihlal' kararlarının hukuki niteliği ve bağlayıcılığı nedir? AYM, bir mahkeme kararından kaynaklanan ihlal tespit ettiğinde, o mahkemenin yerine geçerek yeni bir karar verebilir mi, yoksa yetkisi ne ile sınırlıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171755

Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucunda verdiği kararlar, Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca 'kesin'dir ve 'Devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.' Dolayısıyla, ihlal kararları tüm devlet organları için bağlayıcıdır. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin yetkisi sınırsız değildir. AYM, bir temyiz veya istinaf mercii gibi hareket edemez. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinde bu sınırlar çizilmiştir. AYM, bir mahkeme kararından kaynaklanan ihlal tespit ettiğinde, o mahkemenin yerine geçerek davanın esası hakkında yeni bir karar veremez. Bu, 'yerindelik denetimi yasağı' olarak adlandırılır. AYM'nin yetkisi şunlarla sınırlıdır: 1) İhlalin varlığını ve kaynağını tespit etmek. 2) İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmetmek. Bu kapsamda AYM, genellikle 'yeniden yargılama yapılması amacıyla dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine' karar verir. 3) Yeniden yargılama yapmakla yükümlü olan mahkeme, AYM'nin ihlal kararında belirttiği hukuka aykırılığı giderecek şekilde yeni bir karar vermek zorundadır. AYM, yeniden yargılamada hukuki yarar görmediği durumlarda (örneğin, kişi vefat etmişse) başvurucu lehine tazminata hükmedebilir veya genel mahkemelerde dava açma yolunu gösterebilir. Ancak hiçbir durumda, ilk derece mahkemesi veya Yargıtay gibi davanın esasına girip 'beraat', 'mahkumiyet' gibi bir hüküm tesis edemez.