5188 sayılı Kanun'a göre, özel güvenlik görevlilerinin çalışma izni her beş yılda bir yenilenir. Yenileme sırasında yapılan güvenlik soruşturmasında, kişinin 'terör örgütlerine... iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilirse' çalışma izni iptal edilir. Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarına göre, 'iltisak ve irtibat' kavramı nasıl yorumlanmalıdır? Bir kişinin, yasal olarak faaliyet gösteren ancak sonradan KHK ile kapatılan bir derneğe geçmişte üye olması, tek başına 'iltisak' için yeterli bir kanıt mıdır?
Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri, 'iltisak ve irtibat' kavramını ceza hukukundaki 'örgüt üyeliği' suçundan daha geniş, ancak soyut ve dayanaksız iddialardan daha dar ve somut bir alanda yorumlamaktadır. Yargı içtihatlarına göre iltisak ve irtibat; kişinin terör örgütünün veya milli güvenliğe karşı faaliyette bulunan yapıların amaçlarını, ideolojisini benimsediğini gösterecek şekilde, bu yapıların faaliyetlerine belirli bir devamlılık, çeşitlilik ve yoğunlukta katılımını ifade eder. Tek başına, yasal olarak faaliyet gösterdiği dönemde bir derneğe üye olmak, bir bankaya para yatırmak veya bir sendikaya üye olmak gibi eylemler 'iltisak' veya 'irtibat'ın varlığı için yeterli kanıt sayılmamaktadır. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nin E. 2022/17, K. 2022/936 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu bağın 'somut ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgelerle, dolayısıyla yargı yerince denetlenebilir olgularla' ortaya konulması gerekir. İdarenin, kişinin bu eylemleri gerçekleştirirken örgütün gerçek amacını bildiğini, örgüte bilinçli ve iradi olarak destek verdiğini gösteren ek deliller sunması gerekir. Sadece geçmişteki yasal bir faaliyete katılım, tek başına kimlik kartının iptali için hukuka uygun bir sebep oluşturmaz ve bu tür idari işlemler yargı tarafından iptal edilmektedir.