İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesi, yürütmenin durdurulması (YD) kararı verilebilmesi için 'işlemin açıkça hukuka aykırı olması' ve 'telafisi güç veya imkansız zararların doğması' şartlarının birlikte gerçekleşmesini aramaktadır. YÖK'ün 2022-2023 bahar döneminin uzaktan eğitimle yapılmasına dair kararının iptali istemiyle açılan bir davada, bu iki şartın varlığı nasıl gerekçelendirilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171740

YÖK'ün ilgili kararına karşı açılan davada yürütmenin durdurulması talebi şu şekilde gerekçelendirilebilir: 1) Açıkça Hukuka Aykırılık Şartı: Metinde de belirtildiği gibi, bu şart birkaç temele dayandırılabilir: a) Yetki Aşımı: 2547 sayılı Kanun'da YÖK'e tüm üniversiteler için eğitim modelini değiştirme yetkisi verilmemiştir. Verilen yetki 'öğrenime ara verme' ile sınırlıdır. YÖK'ün, anayasal idari özerkliğe sahip üniversitelere hiyerarşik bir emir niteliğinde karar alması, vesayet yetkisinin sınırlarını aşar. b) Kanunilik İlkesinin İhlali: Eğitim hakkı (Anayasa m. 42), temel bir hak olup, buna yönelik sınırlamaların Anayasa m. 13 uyarınca kanunla yapılması gerekir. YÖK'ün idari bir kararla bu hakkı ülke çapında kısıtlamasının kanuni dayanağı yoktur. c) Ölçülülük İlkesinin İhlali: Depremzedelerin barınma ihtiyacı meşru bir amaç olsa da, tüm üniversiteleri uzaktan eğitime geçirmek, bu amaca ulaşmak için 'gerekli' ve 'orantılı' bir tedbir değildir. Hibrit eğitim, sadece belirli üniversitelerin kapatılması gibi daha az kısıtlayıcı alternatifler varken, en ağır yöntemin seçilmesi ölçülülük ilkesini ihlal eder. 2) Telafisi Güç veya İmkansız Zarar Şartı: Bu şartın gerekçesi şudur: a) Kararın Süreli Olması: Karar sadece bir eğitim dönemini kapsamaktadır. Dava sonuçlanana kadar bu dönem bitecek ve karar uygulanmış olacaktır. Dava sonunda verilecek bir iptal kararının, geçmişe dönük olarak örgün eğitimin faydalarını (laboratuvar, uygulama, sosyalleşme vb.) geri getirmesi mümkün değildir. Bu, tam anlamıyla 'telafisi imkansız' bir zarardır. b) Eğitim Hakkının Niteliği: Üniversite eğitimi, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bir bütün olarak kampüs hayatı, sosyal ve kültürel gelişim, uygulamalı öğrenme gibi unsurları içerir. Uzaktan eğitim, bu unsurları ortadan kaldırarak öğrencilerin gelişiminde giderilemeyecek boşluklar yaratır. Bu iki şartın birlikte gerçekleştiği bu şekilde gerekçelendirilerek, mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı talep edilebilir.