5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 86/4, 'Ceza infaz kurumlarına giren avukatlarca savunmaya ilişkin olduğu yazılı olarak beyan edilen belge ve dosyalar incelemeye tâbi tutulmaz' demektedir. Bu hükmün amacı nedir ve bu istisna mutlak mıdır? Avukatın bu beyanının gerçeğe aykırı olduğundan şüphelenilmesi halinde kurum idaresi ne yapabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171735

Bu hükmün temel amacı, Anayasa'nın 36. maddesi ve AİHS'nin 6. maddesi ile güvence altına alınan 'savunma hakkı'nın ve bu hakkın bir parçası olan 'avukat-müvekkil gizliliği' ilkesinin korunmasıdır. Hükümlü/tutuklunun avukatıyla serbestçe ve gizlilik içinde iletişim kurabilmesi, adil bir yargılanmanın temel şartıdır. Savunmaya ilişkin belgelerin idare tarafından incelenmesi, bu gizliliği ve savunma stratejisinin deşifre olma riskini ortaya çıkaracağından, kanun koyucu bunu engellemek istemiştir. Ancak bu istisna mutlak ve sınırsız değildir. Bu hak, kötüye kullanılamaz. İnfaz Kanunu m. 86/1-2, kurum güvenliğini tehlikeye sokacak davranışları ve kuruma yasak eşya sokulmasını engellemektedir. Eğer kurum idaresi, avukatın 'savunmaya ilişkindir' beyanının gerçeğe aykırı olduğu ve dosyaların arasına yasak bir madde (örneğin, uyuşturucu, sim kartı) veya haberleşme notu saklandığı yönünde makul ve ciddi bir şüpheye sahipse, durumu bir tutanakla tespit ederek derhal Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirmelidir. Avukatın dosyaları zorla aranamaz ancak adli bir karar (hakim kararı) ile bu mümkün olabilir. Özetle, avukatın beyanı esastır ancak bu, kurum güvenliğini açıkça tehlikeye atan ve suç teşkil eden durumlar için bir koruma kalkanı sağlamaz.