Bir tacir, kiracısı olduğu çatılı işyerinde sözleşme süresi bitmeden faaliyetine son vererek işyerini tahliye etmiştir. Kiraya veren, TBK m. 325 uyarınca 'makul süre' kira bedelini talep ederken, aynı zamanda işyerini başka bir amaçla (örneğin depo olarak) kendisi kullanmaya başlamıştır. Bu durum, kiracının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171719

Bu durum, kiracının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarından indirim yapılmasını gerektirir. TBK m. 325/son fıkrası, bu durumu açıkça düzenlemiştir. Maddeye göre, kiraya veren, 'yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.' Kiracının erken tahliyesi nedeniyle kiraya veren, normalde yapacağı bazı giderlerden (örneğin, ortak gider, bakım-onarım vb.) kurtulabilir. Bunlar tazminattan düşülür. Daha da önemlisi, kiraya verenin kiralananı kendisinin başka bir amaçla (depo olarak) kullanmaya başlaması, ondan bir 'yarar elde etmesi' anlamına gelir. Bu kullanımın parasal değeri (emsal depo kira bedeli gibi) tespit edilerek, kiracının ödeyeceği makul süreye ilişkin kira bedelinden mahsup edilmelidir. Eğer kiraya veren, kiralananı yeniden kiraya verme imkanı varken, kasten boş tutarak kiracıdan daha fazla tazminat almaya çalışırsa, bu durum 'elde etmekten kasten kaçındığı yarar' kapsamına girer ve bu kaçınılan menfaat de (emsal kira bedeli) tazminattan indirilir. Bu hüküm, sebepsiz zenginleşmeyi önlemeyi ve dürüstlük kuralını (TMK m. 2) somutlaştırmayı amaçlamaktadır.