Marka hakkına tecavüz davalarında, SMK m. 29/2 uyarınca davalının 'kullanım kanıtı savunması' ileri sürmesi ne anlama gelmektedir? Bu savunmanın ileri sürülebilmesi için gereken koşullar nelerdir ve başarılı olması durumunda davanın sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171685

'Kullanım kanıtı savunması', aleyhine marka hakkına tecavüz davası açılan davalının, davacının dava dayanağı olan markasını Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanmadığını ileri sürerek yaptığı bir savunmadır ve bir def'i niteliğindedir. Bu savunmanın amacı, tescil edilmiş ancak fiilen kullanılmayan 'hayalet markaların' haksız bir tekel oluşturmasını engellemektir. Bu savunmanın ileri sürülebilmesi için gereken koşullar şunlardır: 1) Davacının Markasının Tescil Süresi: Davacının markasının, davalının markayı kullanmaya başladığı tarihte en az beş yıldır tescilli olması gerekir. 2) Ciddi Kullanımın Olmaması: Davacı marka sahibi, markasını tescil edildiği mal veya hizmetler için, davadan önceki beş yıllık süre içinde Türkiye'de ciddi biçimde kullanmamış olmalıdır. Ciddi kullanım, sembolik veya sadece markayı korumaya yönelik göstermelik kullanımları dışlar. Kullanımın ticari hayatta, markanın işlevlerine uygun olarak gerçek bir ekonomik faaliyeti yansıtması gerekir. 3) İleri Sürülme Zamanı: Bu savunma, HMK uyarınca cevap dilekçesiyle veya en geç ön inceleme duruşmasına kadar ileri sürülmelidir. Savunmanın başarılı olması, yani davacının markasını ciddi şekilde kullandığını ispatlayamaması durumunda, davalının eylemi marka hakkına tecavüz oluştursa bile tecavüz davası reddedilir. Bu durum, tescil hakkının kullanım yükümlülüğüne bağlı olduğunu gösteren önemli bir ilkedir.