Farklı yargı çevrelerinde bulunan (A) Asliye Ceza Mahkemesi ile (B) Asliye Ceza Mahkemesi arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkması durumunda, bu uyuşmazlığı çözmeye yetkili merci neresidir? Bu merciin belirlenmesinde 20.07.2016 tarihinin (Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesi) önemi nedir? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/3305 K. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.
5271 sayılı CMK'nın 17. maddesi, 'Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.' hükmünü amirdir. Bu kural uyarınca, uyuşmazlığın çözüm mercii, uyuşmazlığa düşen mahkemelerin ortak yüksek görevli mahkemesidir. 20.07.2016 tarihi, Bölge Adliye Mahkemelerinin (BAM) faaliyete geçmesiyle birlikte Türk yargı sisteminde önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihten önce, farklı yargı çevrelerindeki asliye ceza mahkemeleri arasındaki yetki uyuşmazlıklarında ortak yüksek görevli mahkeme Yargıtay'ın ilgili ceza dairesiydi. Ancak BAM'ların faaliyete geçmesiyle birlikte, aynı Bölge Adliye Mahkemesi'nin yargı çevresinde bulunan farklı ilk derece mahkemeleri arasındaki uyuşmazlıkları o BAM'ın ilgili ceza dairesi, farklı BAM'ların yargı çevrelerindeki mahkemeler arasındaki uyuşmazlıkları ise Yargıtay'ın ilgili dairesi çözmektedir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/3305 K. sayılı kararında da bu hususa işaret edilmiştir. Kararda, yetkisizlik kararının verildiği tarih itibarıyla uyuşmazlığın çözüm yerinin belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Olayda yetkisizlik kararı 19.07.2016'da, yani BAM'lar faaliyete geçmeden bir gün önce verildiği için, uyuşmazlığın çözüm yerinin Yargıtay 5. Ceza Dairesi olduğu kabul edilmiştir. Eğer karar 20.07.2016 veya sonrasında verilmiş olsaydı, çözüm mercii ilgili BAM olacaktı. Dolayısıyla, farklı yargı çevrelerindeki mahkemeler arasındaki olumsuz yetki uyuşmazlığında çözüm mercii, uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihe göre Yargıtay veya BAM olarak değişiklik göstermektedir.