Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/10888 K. sayılı kararında, cezaevi görevlisinin hakareti üzerine koğuşun demir merdiven korkuluğunu ve kapı kilidini kıran çocukların eylemi neden TCK m. 296 kapsamında 'ayaklanma' olarak nitelendirilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171621

Yargıtay 15. CD'nin ilgili kararında, suça sürüklenen çocukların eyleminin TCK m. 296'daki ayaklanma suçunun unsurlarını oluşturmadığına hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde, eylemin 'cezaevi idaresine mani olma amacına yönelik olmayıp, ani gelişen bir tepki niteliğinde olduğu' belirtilmiştir. Bu tespit, TCK m. 296'nın sübjektif (manevi) unsurunun olayda bulunmadığını göstermektedir. Ayaklanma suçu, cezaevi yönetimine karşı kolektif bir başkaldırı ve idareyi işlevsiz kılma amacı taşıyan özel kastla işlenebilen bir suçtur. Somut olayda ise eylem, görevlinin hakaretine karşı gösterilen ani, fevri ve amaçsız bir tepki olarak değerlendirilmiş, cezaevi yönetimine yönelik planlı bir başkaldırı kastı olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, eylem ayaklanma değil, koşulları varsa mala zarar verme suçu olarak değerlendirilebilecekken, ayaklanma suçundan verilen beraat kararı onanmıştır.