Vatandaşlık başvurusunun reddine ilişkin açılan iptal davasında, İçişleri Bakanlığı'nın takdir yetkisi mahkeme tarafından nasıl denetlenir?
Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 10. maddesi, 'Aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak hak sağlamaz.' diyerek idareye (İçişleri Bakanlığı) bir takdir yetkisi tanımıştır. Ancak bu takdir yetkisi, sınırsız ve keyfi bir yetki değildir. İdare mahkemesi, bu takdir yetkisinin kullanımını denetlerken, idari işlemin beş unsuru olan 'yetki, şekil, sebep, konu ve maksat' yönlerinden hukuka uygunluğunu inceler. Özellikle 'sebep' ve 'maksat' unsurları bu denetimde öne çıkar. Mahkeme, idarenin ret kararını hangi somut ve objektif sebeplere dayandırdığını araştırır. Örneğin, 'milli güvenlik ve kamu düzeni' gibi genel bir gerekçe sunulmuşsa, bu gerekçenin altını dolduran somut bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmasını ister. Ayrıca, mahkeme, takdir yetkisinin 'kamu yararı' amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını denetler. Eğer idarenin kararının yasal şartları sağlayan bir kişiye karşı makul ve somut bir gerekçeye dayanmadığı, keyfi veya ayrımcı bir nitelik taşıdığı kanaatine varırsa, takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığı gerekçesiyle işlemi iptal edebilir.