Bir memurun, DMK m. 28'deki ticaret yasağını ihlal ederek bir anonim şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev alması, hem disiplin hukuku hem de idare hukuku açısından ne gibi sonuçlar doğurur?
Bu durumun iki temel sonucu vardır: 1) Disiplin Hukuku Açısından: DMK m. 28, memurların 'ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamayacaklarını' açıkça yasaklamıştır. Anonim şirket yönetim kurulu üyeliği bu kapsamdadır. Bu yasağı ihlal etmek, DMK m. 125/D-h'ye göre 'Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak' fiilini oluşturur ve 'Kademe ilerlemesinin durdurulması' cezasını gerektirir. 2) İdare Hukuku (Statü Hukuku) Açısından: kadimhukuk.com.tr'deki metinde yer alan Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:1991/3960, K:1992/2707 sayılı kararında belirtildiği gibi, eğer memur teftiş kurulu gibi özel bir kariyere sahip bir görevdeyse (somut olayda başmüfettiş), bu tür bir ticari faaliyetin 'mesleğinin ve sıfatının gerektirdiği saygınlık ve güven duygusunu sarsacak nitelikte olduğu' kabul edilebilir. Bu durumda idare, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesine dayanan takdir yetkisini kullanarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda memuru bu görevinden alıp, kendi unvanına uygun başka bir (daha az hassas) kadroya (örneğin mimar olarak) atayabilir. Dolayısıyla sonuç hem disiplin cezası hem de görev yeri değişikliği olabilir.