Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/3022 K. sayılı kararında, hükümlülerin koğuş kapısının arkasına dolap koyup yastıkları yakarak bahçeye atmaları eylemi neden TCK m. 296 kapsamında 'ayaklanma' suçu olarak kabul edilmemiştir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanıkların eyleminin 'ayaklanma' suçunun maddi unsurlarını taşımadığı sonucuna varılmıştır. Karara göre TCK m. 296'daki suçun oluşabilmesi için eylemin; 1) Kurum yönetimini engelleme niteliğinde olması, 2) İnfaz kurumu görevlilerine karşı cebir ve şiddet gösterme veya tehdit içermesi gerekir. Somut olayda sanıkların eylemi, koğuş dışına çıkma isteğinin reddedilmesi üzerine bir tepki olarak gerçekleşmiş, kapıyı bloke etmek ve yastık yakmaktan ibaret kalmıştır. Yargıtay bu eylemin, 'kurum yönetimini engelleme niteliğinde bulunmadığı' ve 'infaz kurumu görevlilerine karşı cebir, şiddet veya tehdit içermediği' gerekçesiyle TCK m. 296'daki suçun unsurlarının oluşmadığına karar vermiştir. Bu karar, ayaklanma suçunun, sadece bir taşkınlık veya protesto eyleminden daha fazlasını, cezaevi otoritesine ve personeline yönelik aktif, kolektif ve zorlayıcı bir başkaldırıyı gerektirdiğini göstermektedir.