Gizli tanığın beyanları tek başına mahkumiyet hükmüne esas alınabilir mi? Bu konudaki yasal düzenleme ve AİHM içtihatları ne yöndedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171506

Hayır, alınamaz. Tanık Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde bu konu açıkça düzenlenmiştir. Maddeye göre, 'Gizli tanığın beyanları, tek başına hükme esas teşkil etmez.' Bu kural, gizli tanık beyanının niteliği gereği zayıf bir delil olmasından ve sanığın savunma hakkını (özellikle tanıkla yüzleşme ve çapraz sorgu hakkını) kısıtlamasından kaynaklanır. Mahkumiyet kararı verilebilmesi için, gizli tanık beyanlarının mutlaka başka yan delillerle (örneğin, teknik takip kayıtları, başka tanık beyanları, fiziki deliller vb.) desteklenmesi gerekir. AİHM de (örneğin, Ellis, Simms ve Martin davası) gizli tanık beyanlarının mahkumiyetin 'tek veya belirleyici' dayanağı olamayacağını, eğer öyleyse sanığın savunma haklarındaki kısıtlamayı telafi edecek güçlü usuli güvencelerin (örneğin, tanığın güvenilirliğini test etme imkanı) sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Dolayısıyla hem iç hukukumuzda hem de AİHM içtihatlarında gizli tanık beyanı tek başına mahkumiyete yeterli görülmemektedir.