Suç niteliğinin değişmesi (vasfın değişmesi) durumunda aleyhe değiştirme yasağı nasıl uygulanır? Bu yasak cezanın türünü ve miktarını mı, yoksa suçun adını mı korur?
Aleyhe değiştirme yasağı, kural olarak sonuç cezanın türü ve miktarı ile ilgilidir; suçun hukuki nitelendirmesini (adını) kapsamaz. Yani, sadece sanık lehine yapılan bir kanun yolu başvurusu üzerine, kanun yolu mercii veya bozma sonrası yeniden yargılama yapan mahkeme, fiilin hukuki niteliğini sanığın aleyhine olacak şekilde değiştirebilir. Örneğin, hırsızlık suçundan (TCK m. 141) verilen 2 yıl hapis cezası, lehe temyiz üzerine bozulduktan sonra, mahkeme eylemin nitelikli hırsızlık (TCK m. 142) olduğuna karar verebilir. Ancak, bu durumda dahi aleyhe değiştirme yasağı gereği, sanığa verilecek sonuç ceza, ilk hükümdeki 2 yıl hapis cezasından daha ağır olamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E: 2013/46, K: 2013/122 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'aleyhe bozma yasağının yalnızca ceza miktarı ile sınırlı olduğu, eylemin nitelendirilmesi ve suçun adının belirlenmesinde geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.' Bu ilke, sanığın 'kazanılmış hakkı'nın sonuç ceza üzerinden oluştuğunu kabul eder.