Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2017/1951 K. sayılı kararında, koğuşlar arasındaki kavga neden TCK m. 296 kapsamında 'hükümlü veya tutukluların ayaklanması' olarak değerlendirilmemiştir? Mahkemenin hangi sonuca varması gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171449

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanıkların eyleminin TCK m. 296'daki ayaklanma suçunun unsurlarını taşımadığına hükmedilmiştir. Karara göre olay, iki koğuş arasında kişisel bir anlaşmazlık (televizyon meselesi) ve küfürleşmelerle başlayıp kavgaya dönüşmüştür. Sanıkların infaz koruma memurunu etkisiz hale getirip diğer koğuşa saldırmaları, 'cezaevi yönetimine karşı toplu bir başkaldırı' olarak değil, 'iki grup arasındaki ani gelişen bir kavga' olarak nitelendirilmiştir. Yargıtay, bu eylemler sonucunda 'cezaevi yönetiminin kurumu idare etme imkanının kısmen veya tamamen ortadan kalkmadığını' ve olayın 'ani gelişen bir tepki' niteliğinde olduğunu belirterek TCK m. 296'nın yasal unsurlarının oluşmadığını vurgulamıştır. Kararda, sanıkların eyleminin TCK'nin 265. maddesi kapsamında 'görevi yaptırmamak için direnme' suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayaklanma suçundan hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğu belirtilmiştir.