Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2012/6954 K. sayılı kararında, cezaevindeki eşyalara zarar verip 'bu bir isyandır' diye bağıran sanıkların eylemi neden TCK m. 296 kapsamında 'ayaklanma' suçu olarak nitelendirilmemiştir? Kararda hangi unsurun tartışılması gerektiği vurgulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171448

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanıkların eyleminin TCK m. 296'daki ayaklanma suçunu oluşturup oluşturmadığının tespiti için önemli bir kritere dikkat çekilmiştir. Karara göre, sanıkların sigara verilmemesi üzerine eşyalara zarar verip 'bu bir isyandır' diye bağırmaktan ibaret eylemlerinin, 'cezaevi yönetiminin kurumu idare etme imkanının kısmen veya tamamen ortadan kalkıp kalkmadığı'nın tartışılması gerekmektedir. Yargıtay, bu unsur tartışılmadan, eylemin otomatik olarak ayaklanma suçu olarak kabul edilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu karar, TCK m. 296'daki 'ayaklanma' fiilinin, sadece bir araya gelip taşkınlık yapmaktan daha fazlasını ifade ettiğini; cezaevi idaresinin otoritesini sarsan, işleyişini engelleyen nitelikte kolektif bir başkaldırı olması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sadece eşyaya zarar vermek veya slogan atmak, bu suçun oluşumu için tek başına yeterli görülmemiştir.