Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/9069 sayılı kararında, karşılıksız yararlanma (kaçak kullanım) suçlarında, soruşturma aşamasında şüpheliye 'etkin pişmanlık' imkanının tanınması neden bir 'dava şartı' olarak nitelendirilmiştir?
Bu durumun 'dava şartı' olarak nitelendirilmesinin sebebi, TCK m. 168/5 ve CMK'nın ilgili hükümleridir. TCK m. 168/5, karşılıksız yararlanma suçunda, failin, kamu davası açılmadan önce zararı gidermesi halinde 'hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceğini' hükme bağlamıştır. Bu, soruşturmayı sona erdiren özel bir düzenlemedir. CMK m. 174'te de iddianamenin iadesi sebepleri arasında, soruşturma veya kovuşturma yapılması şarta bağlı olup da bu şartın gerçekleşmediğinin anlaşılması yer alır. Yargıtay, bu hükümleri birlikte yorumlayarak, şüpheliye zararı ödeme imkanı tanınmadan dava açılmasının, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi anlamına geldiğini ve bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu nedenle, soruşturma aşamasında bu usulün işletilmesi, adeta bir 'dava şartı' gibi, kovuşturmaya geçilmesinin ön koşulu olarak görülmektedir.