Kanun yararına bozma (İYUK m. 51) yoluna başvurulabilmesi için, kesinleşmiş mahkeme kararının taşıması gereken nitelik nedir? Danıştay 12. Dairesi'nin 2012/5705 E. sayılı kararında bu ilke nasıl uygulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #171064

İYUK m. 51'e göre, kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için, temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olan kararın 'niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi' gerekir. Bu, basit bir usul hatasından ziyade, hukukun yanlış uygulanması veya yorumlanması sonucu ortaya çıkan, emsal teşkil etmesi sakıncalı, temel bir hukuka aykırılık bulunması anlamına gelir. Danıştay 12. Dairesi'nin ilgili kararında, aynı soruşturma kapsamında ceza alan iki memurun açtığı davaların farklı mahkemelerde görülüp farklı sonuçlanmasının tek başına kanun yararına bozma sebebi olmadığı belirtilmiştir. Gerekçe olarak, her bir memurun olaydaki kusur ve sorumluluğunun farklı olabileceği, bu nedenle mahkemelerin ayrı ayrı değerlendirme yapmasının hukuka uygun olduğu ve davalar arasında zorunlu bir 'bağlantı' bulunmadığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, kararlar arasında bir çelişki olsa da, bu durum 'yürürlükteki hukuka aykırı bir sonuç' olarak nitelendirilmemiştir.