COVID-19 tedbirleri kapsamında uygulanan 14 günlük karantina süresinin, kapalı ceza infaz kurumunda kalması gereken yasal süresi 14 günden az olan bir hükümlüye uygulanması, hangi temel hak ve kanuni düzenlemeye aykırılık teşkil eder?
Bu uygulama, öncelikle Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan 'kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı'na aykırılık teşkil eder. Bir kişinin hürriyetinin kısıtlanması ancak kanunda açıkça öngörülen hallerde ve usullere göre yapılabilir. Hükümlünün kapalı kurumda kalacağı süre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili yönetmeliklere göre hesaplanan müddetname ile bellidir. Eğer bu süre (örneğin 5 gün) dolmuşsa ve hükümlünün açık kuruma ayrılması veya denetimli serbestlikle salıverilmesi gerekiyorsa, idari bir tedbir olan karantina gerekçesiyle bu sürenin 14 güne uzatılması, kanuni dayanağı olmayan bir hürriyet kısıtlaması anlamına gelir. Metinde de belirtildiği gibi, 'hükümlünün kapalı ceza infaz kurumunda kalacağı süre 10 veya 3 günü aşıp 14 gün olduğunda, bu aşmanın kanuni karşılığı olmayacak ve hükümlünün kişi hürriyeti hukuka aykırı kısıtlanacaktır'.