Yüzünde sabit ize neden olan kasten yaralama suçunda, yaralanmanın aynı zamanda 'basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte' olduğu rapor edilmişse, temel ceza TCK'nın 86. maddesinin 1. fıkrasına göre mi yoksa 2. fıkrasına göre mi belirlenmelidir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/795 E. sayılı kararının gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170985

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/795 E. sayılı kararına göre, temel ceza TCK m. 86/1'e göre belirlenmelidir. Kararın gerekçesi şudur: Yüzde sabit ize neden olan bir yaralanma (TCK m. 87/1-c), niteliği itibarıyla ağırlaşmış bir sonuçtur ve 'basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek' (TCK m. 86/2) bir yaralanma olarak kabul edilemez. CGK, bu iki durumun bir arada bulunmasının mantıksal bir çelişki oluşturduğunu, kanun koyucunun TCK m. 87'yi düzenlerken m. 86/2'ye atıf yapmadığını ve yüzde sabit izin adli tıp uygulamalarında da nitelikli bir yaralanma olarak kabul edildiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, bir yaralanma yüzde sabit iz sonucunu doğurmuşsa, başlangıçtaki lezyonun hafifliği ne olursa olsun, eylem artık TCK m. 86/2 kapsamındaki basit yaralama olarak nitelendirilemez ve temel cezanın üst hadden (bir yıldan üç yıla kadar hapis) belirlenmesi gereken TCK m. 86/1'e göre tayin edilmesi gerekir. Yerel mahkemenin bu yöndeki direnmesi isabetli bulunmuştur.