Görevi sırasında bir polis memurunun, ekip arkadaşı tarafından 'kazayla' öldürülmesi olayında, Danıştay İDDGK'nın 2010/2740 E. sayılı kararına göre idarenin sorumluluğu hangi kusur türüne dayanmaktadır? Kişisel kusur ve görev kusuru ayrımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170981

Danıştay İDDGK'nın ilgili kararında, idarenin sorumluluğu 'görev kusuru'na dayandırılmıştır. Kararda yapılan ayrıma göre; 'kişisel kusur', idari görevden tamamen ayrılabilen, memurun kişisel kin, husumet gibi nedenlerle veya hizmet dışında işlediği kusurlardır ve bunlardan kural olarak idare sorumlu olmaz. 'Görev kusuru' ise, memurun hizmet içinde veya hizmet dolayısıyla, kendisine verilen ödev, yetki ve araçlardan yararlanarak işlediği ve hizmetten ayrılamayan kişisel kusurudur. Somut olayda, polis memurunun ekip arkadaşını kazayla vurması, bir kişisel kusur (dikkatsizlik, tedbirsizlik) içerse de, bu eylem görevin ifası sırasında, görevin bir gereği olan silahla işlendiği için hizmetten ve idareden ayrılamaz niteliktedir. Anayasa'nın 129/5. maddesi de memurların yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan davaların idare aleyhine açılacağını düzenler. Bu nedenle Danıştay, bu tür bir olayı hizmetle bağlantılı 'görev kusuru' sayarak idarenin tazminat sorumluluğuna hükmetmiştir.