CMK m. 100/3'te düzenlenen ve 'katalog suçlar' olarak bilinen suçların işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunması halinde tutuklama kararı verilmesi nasıl bir hukuki sonuç doğurur?
CMK m. 100/3'te sayılan katalog suçların (kasten öldürme, cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti, devlet güvenliğine karşı suçlar vb.) işlendiği hususunda 'somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin' varlığı halinde, kanun bir 'tutuklama nedeninin var sayılacağını' belirtir. Bu bir karinedir. Yani, bu suçlarda kuvvetli şüphe varsa, ayrıca CMK m. 100/2'de belirtilen 'kaçma şüphesi' veya 'delilleri karartma tehlikesi' gibi tutuklama nedenlerinin varlığını ayrıca somut olgularla ispat etmeye gerek kalmaz; bu nedenlerin var olduğu varsayılır. Ancak bu, tutuklamanın otomatik olacağı anlamına gelmez. Mahkeme, bu karineye rağmen, tutuklamanın 'ölçülü' olup olmadığını (CMK m. 100/1 son cümle) ve adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmayacağını (CMK m. 101/1) her somut olayda ayrıca değerlendirmek zorundadır.