AİHM'in Cevat Soysal/Türkiye kararında, hukuka aykırı delil olarak kabul edilen telefon dinleme kayıtlarının mahkumiyette kullanılmasının AİHS m. 6/1 (dürüst yargılanma hakkı) ihlali sayılmasının temel gerekçesi nedir? Mahkeme, her hukuka aykırı delilin otomatik olarak ihlal oluşturduğu sonucuna mı varmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170966

Hayır, AİHM her hukuka aykırı delilin otomatik olarak ihlal oluşturduğu sonucuna varmamıştır. Cevat Soysal kararındaki ihlalin temel gerekçesi, delilin hukuka aykırı elde edilmesinden ziyade, bu delile karşı savunma haklarının etkin bir şekilde kullanılamamasıdır. Kararda vurgulanan temel noktalar şunlardır: 1) Yargılamanın bir bütün olarak dürüst olup olmadığına bakılır. 2) Başvurucu, mahkumiyetin temel dayanağı olan telefon tapelerinin orijinaline ulaşamamış ve bu nedenle kayıtların güvenilirliğini ve doğruluğunu etkin bir şekilde sorgulayamamıştır (çelişmeli yargılama ilkesinin ihlali). 3) Başvurucu, delile ulaşma taleplerinin neden reddedildiğine dair bir gerekçe öğrenememiştir. AİHM, 'yargılamanın bir bütün olarak dürüst olup olmadığını' incelerken, delilin hukuka aykırılığını ve bu delile karşı savunma imkanlarının kısıtlanmasını birlikte değerlendirerek 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla ihlalin özü, delilin hukuka aykırılığından çok, bu delil karşısında savunmanın çaresiz bırakılmasıdır.