Bir özel hukuk tüzel kişisinin (örneğin, bir dernek veya vakıf), 5237 sayılı TCK'da düzenlenen soykırım veya insanlığa karşı suçları işlemesi halinde, bu tüzel kişilik aleyhine TCK m. 76/3 ve m. 77/3 uyarınca 'güvenlik tedbirine' hükmolunacağı belirtilmiştir. Ceza hukukunun 'cezaların şahsiliği' ilkesi, tüzel kişilerin suç faili olamayacağı prensibini benimserken, bu tür bir düzenlemenin hukuki dayanağı ve amacı nedir? Uygulanacak güvenlik tedbirleri somut olarak neler olabilir?
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'cezaların şahsiliği' (societas delinquere non potest - tüzel kişiler suç işleyemez), ceza yaptırımlarının ancak gerçek kişilere uygulanabileceğini, çünkü suç işleme iradesi ve kusur yeteneğinin sadece insanlara özgü olduğunu savunur. Ancak modern ceza hukuku, özellikle organize ve ekonomik suçlarla mücadelede, tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanılarak işlenen suçların cezasız kalmaması için bu ilkeye istisnalar getirmiştir. TCK'daki bu düzenlemenin hukuki dayanağı ve amacı şudur: Amaç, suç işlemekte bir 'araç' olarak kullanılan veya faaliyetleri suç işlemek üzerine kurulu olan tüzel kişilerin, bu yasa dışı faaliyetlerine devam etmelerini engellemek ve suçtan elde ettikleri menfaatleri ortadan kaldırmaktır. Bu bir 'ceza' değil, 'güvenlik tedbiri'dir. Yani amaç, tüzel kişiliği 'cezalandırmak' değil, ondan kaynaklanan 'tehlikeyi' ortadan kaldırmaktır. Bu, şahsilik ilkesine bir istisna değil, onu tamamlayan bir yaklaşımdır. Suçu işleyen gerçek kişiler (yöneticiler, üyeler) ayrıca kendi cezai sorumlulukları çerçevesinde yargılanır. Uygulanacak güvenlik tedbirleri, TCK m. 60'ta sayılanlardır: 1) İznin İptali: Eğer dernek veya vakıf, faaliyetlerini kamu makamlarından alınan bir izinle yürütüyorsa, bu izin mahkeme kararıyla iptal edilebilir. Bu, tüzel kişiliğin faaliyetini fiilen sona erdirir. 2) Müsadere: Tüzel kişiliğin, bu suçları işlemek suretiyle elde ettiği tüm maddi menfaatlere (bağışlar, taşınmazlar vb.) ve suçun işlenmesinde kullanılan tüm eşyaya (araçlar, binalar, yayın organları) el konulur ve mülkiyeti Hazine'ye geçirilir. Bu tedbirler, tüzel kişiliğin ekonomik ve lojistik altyapısını çökertmeyi hedefler.