5237 sayılı TCK'nın 80. maddesinde düzenlenen 'insan ticareti' suçu ile 79. maddedeki 'göçmen kaçakçılığı' suçu arasındaki temel ayrım, suçun mağdurunun 'iradesi' ve suçun 'amacı' açısından nasıl ortaya çıkar? Bir kişinin, kendi rızasıyla yurt dışına çalışmaya gitmek için bir organizatöre para ödemesi ve bu organizatör tarafından yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılması eylemi, bu iki suçtan hangisinin kapsamına girer?
İki suç arasındaki temel ayrım, suçun odağında 'sömürü' mü yoksa sadece 'sınır ihlali' mi olduğudur. 1) Göçmen Kaçakçılığı (TCK m. 79): Bu suçun temel unsuru, bir kişinin yasa dışı yollarla bir ülkeye girmesine veya bir ülkeden çıkmasına 'maddi menfaat karşılığında' aracılık etmektir. Suç, devletin 'sınır güvenliği ve egemenlik haklarına' karşı işlenir. Mağdur olarak görünen göçmen, genellikle bu eyleme 'rızasıyla' katılır; amacı bir ülkeden diğerine geçmektir. Organizatör ile göçmen arasındaki ilişki, sınır geçildikten sonra biter. Temelde bir 'taşıma' hizmeti söz konusudur. 2) İnsan Ticareti (TCK m. 80): Bu suçun temel unsuru, kişiyi 'sömürmek' amacıyla (zorla çalıştırmak, fuhuş yaptırmak, organlarını almak vb.) cebir, tehdit, kandırma veya çaresizliğinden yararlanma gibi yollarla elde etmek, taşımak veya barındırmaktır. Suç, doğrudan doğruya kişinin 'insan onuruna, özgürlüğüne ve beden bütünlüğüne' karşı işlenir. Mağdurun başlangıçtaki rızası, eğer kandırma veya çaresizliğinden yararlanma gibi yollarla elde edilmişse, hukuken geçersizdir. Organizatör ile mağdur arasındaki ilişki, sömürü devam ettiği sürece devam eder. Bir kişinin, kendi rızasıyla yurt dışına çalışmaya gitmek için bir organizatöre para ödemesi ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılması eylemi, eğer organizatörün amacı sadece kişiyi sınırdan geçirmek ve karşılığında para almak ise, tipik bir 'göçmen kaçakçılığı' suçudur. Ancak, eğer organizatörün asıl amacı, kişiyi yurt dışına çıkardıktan sonra orada pasaportuna el koyarak, borçlandırarak veya tehdit ederek onu 'zorla çalıştırmak' veya başka bir şekilde sömürmek ise, eylem 'insan ticareti' suçuna dönüşür. Bu durumda, başlangıçtaki rıza, sömürü amacı karşısında önemini yitirir.