Vergi Usul Kanunu'nun 124. maddesi, dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talepleri reddedilen mükelleflere, Maliye Bakanlığı'na 'şikâyet' yoluyla başvurma imkanı tanımaktadır. Bu 'şikâyet' yolunun, genel idari usuldeki 'hiyerarşik başvuru' veya 'idari vesayet' denetiminden farkı nedir? Bu başvurunun tahsilat işlemleri üzerindeki etkisi ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170919

VUK m. 124'teki 'şikâyet' yolu, kendine özgü (sui generis) bir idari başvuru yoludur ve genel idari usuldeki mekanizmalardan önemli farklar içerir. 1) Hiyerarşik Başvuru/İdari Vesayetten Farkı: Hiyerarşik başvuru, bir memurun kendi amirine veya bir alt makamın kararının bir üst makama taşınmasıdır. İdari vesayet ise, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetimidir. VUK'taki şikâyet yolu ise, bu klasik hiyerarşi ilişkisinden bağımsızdır. Mükellef, doğrudan vergi dairesi müdürlüğünün (bir taşra birimi) kararını, merkezi idarenin en tepesindeki Maliye Bakanlığı'na (günümüzde Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı) şikâyet etmektedir. Bu, vergi hukukuna özgü, mükellefe tanınmış özel bir denetim isteme hakkıdır. 2) Tahsilat Üzerindeki Etkisi: Bu yolun en önemli ve mükellef aleyhine olan özelliği, tahsilat işlemleri üzerindeki etkisidir. İYUK m. 27'ye göre, idari işleme karşı dava açılması kural olarak işlemin yürütmesini durdurmazken, vergi davalarında dava açılması, tahakkuk eden verginin 'tahsil' işlemlerini kendiliğinden durdurur. Ancak, VUK m. 124'teki şikâyet yolu için böyle bir kural öngörülmemiştir. Maddede açıkça, bu başvurunun 'tahsil işlemlerini durdurmayacağı' belirtilmiştir. Yani, mükellef dava süresini kaçırdıktan sonra düzeltme-şikâyet yoluna başvursa bile, vergi dairesi bu sırada kesinleşmiş olan vergi borcunu tahsil etmek için ödeme emri gönderebilir ve haciz işlemi yapabilir. Bu durum, bu yolun etkinliğini önemli ölçüde azaltan bir unsurdur.