Bir memurun, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca kendisine verilen 'uyarma' veya 'kınama' cezalarına karşı, bu cezaların 'kesin' olduğu yönündeki kanun hükmüne rağmen, idari yargıda iptal davası açma hakkı var mıdır? Anayasa'nın 125. maddesindeki 'İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır' ilkesi bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170916

Evet, memurun bu cezalara karşı idari yargıda iptal davası açma hakkı vardır. 657 sayılı Kanun'un 135. maddesinde uyarma ve kınama cezalarının 'kesin' olduğu belirtilmektedir. Ancak bu 'kesinlik', idari itiraz yollarının kapalı olduğu anlamına gelir; yani bu cezalara karşı disiplin amiri veya yüksek disiplin kurulu gibi bir üst idari makama itiraz edilemez. Bu ifade, 'yargı yolunun kapalı olduğu' anlamına gelmez. Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrası, 'İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır' hükmünü amirdir. Bu, Anayasal bir temel haktır ve 'hukuk devleti' ilkesinin temel bir gereğidir. Kanunla, idarenin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlemine karşı yargı yolunun kapatılması mümkün değildir. Uyarma ve kınama cezaları da, memurun sicilini etkileyen, ileride alabileceği başka cezalarda ağırlaştırıcı neden sayılabilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlerdir. Bu nedenle, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, 657 sayılı Kanun'daki 'kesindir' ifadesine rağmen, memur bu cezaların kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Danıştay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.