6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146'da düzenlenen 'on yıllık genel zamanaşımı süresi', birikmiş nafaka alacakları için de geçerli midir? Nafaka alacaklısının, on yıldan daha eski birikmiş nafaka alacakları için icra takibi başlatması halinde, borçlunun 'zamanaşımı defi'ni ileri sürmesi, İcra Mahkemesi tarafından nasıl değerlendirilir?
Evet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindeki on yıllık genel zamanaşımı süresi, birikmiş nafaka alacakları için de geçerlidir. Nafaka, mahkeme ilamına dayalı bir alacak olduğu için, ilama bağlı alacaklarda zamanaşımı süresi kural olarak on yıldır (TBK m. 146 ve İİK m. 39). Bu süre, her bir nafaka alacağının 'muaccel olduğu' tarihten itibaren ayrı ayrı işlemeye başlar. Yani, 2010 yılı Ocak ayı nafakası için zamanaşımı süresi 2020 yılı Ocak ayında dolar. Nafaka alacaklısı, on yıldan daha eski birikmiş nafaka alacakları için icra takibi başlatırsa, bu takip hukuken geçerli bir takiptir. Ancak, borçlu, kendisine gönderilen icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde İcra Mahkemesi'ne başvurarak 'zamanaşımı defi'ni ileri sürebilir. Zamanaşımı, borcu sona erdirmez, sadece onu 'eksik borç' haline getirir ve borçluya ödemekten kaçınma hakkı (def'i hakkı) verir. Bu nedenle, İcra Mahkemesi, borçlunun süresinde zamanaşımı defini ileri sürmesi halinde, takibe konu edilen alacaklardan on yıllık süreyi doldurmuş olanlar yönünden 'icranın geri bırakılmasına' (takibin iptaline) karar verir. Eğer borçlu, süresinde bu defi ileri sürmezse, hakkından feragat etmiş sayılır ve zamanaşımına uğramış borcu ödemek zorunda kalır. İcra Mahkemesi, zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz.