CMK m. 253 uyarınca 'uzlaştırma' kapsamına giren bir suçta, soruşturma evresinde taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması halinde, kovuşturma (dava) evresinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilebilir mi? Bu durumun, CMK'nın 'usul ekonomisi' ilkesi ve tarafların irade özerkliği açısından sonuçlarını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170899

2016 yılında CMK'da yapılan değişiklikler öncesinde, soruşturma evresinde uzlaşma teklifinin reddedilmesi veya sonuçsuz kalması halinde kovuşturma evresinde tekrar uzlaştırmaya gidilemiyordu. Ancak, 6763 sayılı Kanun ile CMK m. 253 ve 254'te yapılan değişikliklerle bu durum değiştirilmiştir. Artık, soruşturma evresinde uzlaşma sağlanamamış olsa bile, iddianame kabul edildikten sonra mahkeme, dosyayı tekrar uzlaştırma bürosuna gönderir. Bu düzenlemenin sonuçları şunlardır: 1) Usul Ekonomisi: İlk bakışta aynı işlemin tekrarlanması usul ekonomisine aykırı gibi görünse de, amaç tam tersidir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında, olayın ciddiyetini daha iyi anlayan veya yargılamanın getireceği külfetlerden (zaman, masraf) kaçınmak isteyen taraflar, başlangıçta reddettikleri uzlaşma teklifini kabul etme eğilimi gösterebilirler. Kovuşturma aşamasında sağlanacak bir uzlaşma, mahkemenin esasa ilişkin bir yargılama yapmasını (tanık dinleme, bilirkişi raporu alma vb.) engelleyerek, hem mahkemenin iş yükünü azaltır hem de tarafları uzun bir yargılama sürecinden kurtarır. 2) Tarafların İrade Özerkliği: Bu düzenleme, tarafların irade özerkliğine saygının bir gereğidir. Tarafların uzlaşma iradeleri, yargılamanın her aşamasında değişebilir. Kovuşturma aşamasında tekrar bu imkanın tanınması, taraflara uyuşmazlığı kendi iradeleriyle çözme fırsatını son ana kadar açık tutar. Dolayısıyla, kovuşturma evresinde yeniden uzlaştırmaya gidilmesi, adil yargılanma hakkının bir parçası olan 'alternatif uyuşmazlık çözümü' yöntemlerini teşvik eden ve tarafların menfaatlerine daha uygun bir çözüm olarak kabul edilmektedir.