Bir şirketin konkordato mühleti içinde, şirketin kanuni temsilcilerinin (yönetim kurulu üyeleri, müdürler) 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacaklarından (vergi, SGK primi) doğan 'şahsi sorumlulukları' devam eder mi? Konkordato mühletinin sağladığı 'takip yasağı', bu kanuni temsilciler aleyhine şahsi malvarlıkları için yürütülecek kamu alacağı takiplerini de kapsar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170894

Hayır, kanuni temsilcilerin şahsi sorumlulukları devam eder ve konkordato mühletinin sağladığı takip yasağı bu şahsi sorumlulukları kapsamaz. Bu durumun hukuki gerekçesi şudur: İİK m. 294'te öngörülen takip yasağı, 'borçlu' şirket hakkındadır. Bu yasak, borçlu şirketin tüzel kişiliğine ait malvarlığını korumayı amaçlar. Şirketin kanuni temsilcilerinin (yönetim kurulu üyesi, limited şirket müdürü) kamu borçlarından doğan sorumluluğu ise, 6183 sayılı AATUHK'un Mükerrer 35. maddesinden ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88. maddesinden kaynaklanan, şirketin borcundan ayrı ve 'şahsi' bir sorumluluktur. Bu, şirketin tüzel kişiliğinden bağımsız, kanuni temsilcinin kendi malvarlığıyla sorumlu olduğu ikincil bir borçtur. Yargıtay ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, konkordato mühleti sadece asıl borçlu olan şirket için geçerlidir. Kamu idaresi (Vergi Dairesi, SGK), şirketten tahsil edemediği kamu alacağı için, şirket mühlet içinde dahi olsa, kanuni temsilcilerin şahsi malvarlıklarına karşı 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emri gönderebilir ve haciz işlemi yapabilir. Konkordato mühleti, kanuni temsilciler için bir koruma sağlamaz. Bu durum, kamu alacaklarının tahsilatındaki önceliği ve güvenceyi koruma amacını taşır.