Bir vergi incelemesi sonucunda, idarenin mükellefi 'özel esaslara (kod listesine) alma' işlemi, tek başına iptal davasına konu edilebilir mi? Yoksa bu işlem, sadece sonradan yapılacak bir tarhiyata veya KDV iade talebinin reddine karşı açılacak bir davada mı ileri sürülebilir? Bu işlemin 'icrai' niteliğini tartışınız.
Evet, 'özel esaslara alma' işlemi, tek başına iptal davasına konu edilebilir. Bu işlemin iptal davasına konu edilebilmesi için 'kesin ve yürütülmesi zorunlu' yani 'icrai' bir idari işlem niteliği taşıması gerekir. Danıştay'ın eski tarihli kararlarında, kod listesine alma işleminin, tek başına mükellefin hukuki durumunda bir değişiklik yaratmayan, idarenin iç işleyişine yönelik bir hazırlık işlemi olduğu ve bu nedenle icrai nitelik taşımadığı yönünde görüşler bulunmaktaydı. Ancak, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun son yıllarda istikrar kazanan içtihatlarına göre, bir mükellefin 'özel esaslara' yani riskli mükellefler listesine (kod listesine) alınması, onun ticari itibarını ciddi şekilde zedeleyen, KDV iade taleplerinin yerine getirilmemesine veya geciktirilmesine neden olan, diğer mükelleflerin kendisiyle ticari ilişki kurmaktan çekinmesine yol açan ve sonuç olarak mükellefin hak ve menfaatlerini doğrudan etkileyen, 'kesin ve yürütülmesi zorunlu' bir işlemdir. Bu işlem, sadece bir hazırlık işlemi olmayıp, tek başına hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, özel esaslara alma işlemi 'icrai' bir işlem olarak kabul edilir ve mükellefin bu işleme karşı, işlemin kendisine tebliğ edildiği veya öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde doğrudan vergi mahkemesinde iptal davası açma hakkı vardır. Mükellefin, bu işleme karşı dava açmak için, bu işleme dayalı olarak yapılacak bir tarhiyatı veya KDV iade talebinin reddini beklemesi gerekmez.