Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/3102 K. sayılı kararında, sanığın müştekiye 'sana aşığım, gece gündüz seni düşünüyorum' şeklinde mesaj atması eyleminin, TCK m. 123 (Kişilerin huzur ve sükununu bozma) suçu yerine, TCK m. 105 (Cinsel taciz) suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Bu iki suç tipi arasındaki ayrımı sağlayan temel kriter olan 'cinsel amaç' unsurunun varlığı nasıl tespit edilir? Hangi tür ifadeler cinsel taciz kapsamında değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170885

İki suç tipi arasındaki ayrımı sağlayan temel kriter, failin eylemi gerçekleştirirken taşıdığı 'özel kast'tır. 1) Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma (TCK m. 123): Bu suçun oluşması için failin 'sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla' hareket etmesi gerekir. Yani failin amacı, mağduru rahatsız etmek, onda bir tedirginlik veya bıkkınlık yaratmaktır. Bu genel bir rahatsız etme kastıdır. 2) Cinsel Taciz (TCK m. 105): Bu suçun oluşması için ise failin 'cinsel amaçlı olarak' hareket etmesi gerekir. Yani failin amacı, kendi cinsel arzu ve isteklerini tatmin etmek veya mağduru cinsel bir obje olarak görerek ona yönelik cinsel içerikli bir davranışta bulunmaktır. 'Cinsel amaç' unsurunun varlığı, her somut olayda, failin kullandığı ifadelerin içeriği, söylendiği bağlam, taraflar arasındaki ilişki, eylemin tekerrürü gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilerek tespit edilir. Yargıtay'a göre, sadece sevgi veya aşk beyanları (seni seviyorum, benimle evlenir misin gibi) tek başına cinsel taciz oluşturmaz; bu tür ifadeler, ısrarlı ve istenmeyen bir şekilde tekrarlandığında genellikle 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçunu oluşturur. Ancak, ifadenin içeriği açıkça cinsel bir boyuta ulaştığında veya cinsel bir arayışı ima ettiğinde, eylem cinsel tacize dönüşür. Örneğin, 'vücudun harika, seni arzuluyorum', 'sevişelim mi', 'fıstık' gibi ifadeler veya cinsel organ gösterme, öpücük atma gibi davranışlar, açıkça cinsel amaç taşıdığı için cinsel taciz kapsamında değerlendirilir. Yargıtay'ın anılan kararında 'sana aşığım, çocuklarımın annesi olman lazım' gibi ifadelerin, ısrarı ve söyleniş bağlamı dikkate alındığında, altında yatan amacın cinsel olup olmadığının mahkemece tartışılmasını istemesi, bu ince ayrımın önemini vurgulamaktadır.