Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan bir başvuruda, Komisyon'un 'dosya üzerinden' karar vermesi kuralı ile 'gerektiği durumlarda duruşma yapabilmesi' istisnası arasındaki denge, AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'aleni duruşma hakkı' (right to a public hearing) açısından nasıl yorumlanmalıdır? Hangi durumlarda duruşma yapılmaması, bu hakkın ihlali anlamına gelebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170875

Bu denge, 'usul ekonomisi' ile 'adil yargılanma hakkının' temel unsurları arasında bir denge kurma çabasını yansıtır. AİHS m. 6'ya göre aleni duruşma hakkı, adil yargılanmanın temel bir güvencesidir, ancak mutlak değildir. İHAM, özellikle teknik nitelikteki veya karmaşık hukuki yorum gerektirmeyen, daha çok yazılı delillere dayalı uyuşmazlıklarda, yargılamanın sadece dosya üzerinden yapılmasının bu hakkı ihlal etmeyebileceğini kabul etmektedir. Sigorta uyuşmazlıkları da genellikle poliçe, ekspertiz raporu, kaza tutanağı gibi yazılı belgelere dayandığı için, Komisyon'un kural olarak dosya üzerinden karar vermesi usul ekonomisine uygundur. Ancak, şu durumlarda duruşma yapılmaması AİHS m. 6'nın ihlaline yol açabilir: 1) Maddi Vakıaların Tartışmalı Olması: Taraflar arasında kazanın oluş şekli, kusur oranı gibi temel maddi vakıalar hakkında ciddi bir ihtilaf varsa ve bu ihtilafın çözümü tanık dinlenmesini gerektiriyorsa, duruşma yapılması zorunlu hale gelir. 2) Bilirkişi Raporlarının Çelişkili Olması: Dosyada çelişkili bilirkişi raporları varsa ve bu çelişkinin giderilmesi için bilirkişilerin yüz yüze dinlenmesi (çapraz sorgulanması) gerekiyorsa, duruşma yapılmalıdır. 3) Kredibilite (Güvenilirlik) Değerlendirmesi: Taraflardan birinin beyanlarının güvenilirliğinin tespiti, davanın çözümü için kritik önem taşıyorsa, hâkimin (hakemin) o kişiyi bizzat dinlemesi ve gözlemlemesi gerekebilir. Sonuç olarak, uyuşmazlık sadece hukuki bir yorumdan veya yazılı belgelerin değerlendirilmesinden ibaretse dosya üzerinden karar verilebilir. Ancak, davanın esası maddi vakıaların ispatına ve tanıkların/bilirkişilerin beyanlarının değerlendirilmesine dayanıyorsa, tarafların talebi halinde duruşma yapılmaması 'aleni duruşma hakkı'nın ve 'çelişmeli yargılama ilkesi'nin ihlali anlamına gelir.