Bir şirketin konkordato mühleti içinde olması, o şirkete karşı İş Kanunu'ndan doğan alacaklar (kıdem tazminatı, ücret vb.) için dava açılmasına veya icra takibi yapılmasına engel teşkil eder mi? İİK m. 294'te yer alan 'takip yasağı'nın, imtiyazlı alacak niteliğindeki işçi alacakları üzerindeki etkisini, Yargıtay'ın 'dava açma' ve 'takip yapma' ayrımına ilişkin içtihatları çerçevesinde değerlendiriniz.
Konkordato mühleti, şirkete karşı yeni icra takibi yapılmasını engeller, ancak dava açılmasına engel teşkil etmez. Bu ayrımın temeli, İİK m. 294'te yatmaktadır. 1) Takip Yasağı: İİK m. 294/1'e göre, 'Mühlet içinde borçlu aleyhine... hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur.' Bu kural, rehinli alacaklar hariç, tüm alacaklar için geçerlidir. İşçi alacakları da bu yasağa tabidir. Dolayısıyla, bir işçi, mühlet içindeki şirkete karşı alacağı için icra takibi başlatamaz; daha önce başlatmışsa bu takip durur. 2) Dava Açma Hakkı: Takip yasağı, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, işçi, alacağının varlığını ve miktarını tespit ettirmek amacıyla iş mahkemesinde 'tespit' veya 'alacak' davası açabilir. Bu davanın açılması takip yasağının ihlali anlamına gelmez. Davanın amacı, alacağı 'ilam'a (kesinleşmiş mahkeme kararı) bağlayarak hukuki durumunu netleştirmektir. 3) İmtiyazlı Alacakların Durumu: İşçi alacakları, İİK m. 206'ya göre 'imtiyazlı alacak' niteliğindedir. Bu imtiyaz, konkordato projesinin tasdiki aşamasında ve olası bir iflasta kendini gösterir. İİK m. 305/1-d'ye göre, bir konkordato projesinin tasdik edilebilmesi için, '206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin... yeterli teminata bağlanmış olması' şarttır. Yani, işçi alacakları (özellikle son bir yıllık ücretler ve kıdem tazminatı) konkordato projesinden etkilenmez ve tam olarak ödenmesi veya teminata bağlanması gerekir. İşçi, açtığı davada aldığı ilamla, konkordato sürecinde bu imtiyazlı hakkını ileri sürerek alacağının tam olarak ödenmesini talep eder.